BİZ oluş sürecini bitirmiş şeyleri tanımlarız, olmaya devam şeyleri ise tanımlamayız, çünkü daha ‘bir şey’ olmamışlardır. Nihat Dağlı tamamlanmış bir şey değil, ‘olmaya’ devam ediyor. Ne mi...
BURASI BAĞDAT... Allah’ın yarattığı varlıktan bir parça... Diğer yerlerde ne yaşanıyorsa Bağdat’ta da o yaşanıyor: Güneş doğuyor, yağmur yağıyor, toprak yumuşuyor, ekinler bitiyor, kuşlar bir yerden başka bir...
TENHALIĞIN hissettirdiği boşlukta günler deviren, tatilde çıkacağı seyahatin kendisine iyi geleceğini düşünen dostum, çıktığı seyahatin ilk durağında bana şunları yazmıştı: ‘İnsanın geçtiği her cümlede sanıyorum çokça acı var....
Bir bunalım yaşayan hemen her insan, çareyi ortam değiştirmekte bulur. Düşünür ki, ortam değişse herşey değişecektir. Ama hayır. Unutulan bir şey var... BİR SU...
Senin kalbinden sürgün oldum ilkin Bütün sürgünlerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği — Sezai Karakoç HAYAT, suyun akıp gittiği yerdedir; uzaklardan akıp gelmiş suyun dokunuşlarıyla ıslanmış bir toprağın...
DALLARIN ucunda karşımıza çıkan ve geleceğe sarkan diri bir hayatı içimize sindiren yaprakların şimdi yerlerde çürümesi, sadece kışa geçtiğimizi hatırlatmıyor. Yeraltının derinliklerine sarkan ve uzayın uzak noktalarına kadar uzanan...
BAHARDAN edindiği dirilikle Eylül’e kadar yürüyebilmiş dalların üşütmesine sonbahar diyoruz. Çünkü kış öpücükleri içinde kalkıp giden yeşilliğin ıssızlığında iktidara geçen hastalıklı sarının ölümcül yüzü sinmiştir herşeye. Yüzler, sararmış bir...
HİÇ KARŞILAŞMADIĞIM, ama ortalıkta olan hikayemin sözleriyle meşk eden biri, telefonun diğer ucunda inliyor âdeta: “Artık dayanamıyorum; ne kendimi, ne de hayatı taşıyabiliyorum. Bana birşeyler...
YAZ GÜNEŞİ mevsimin son vagonunu da ısıtıyor. Ağustos bitmek üzere... Eylül o bildik heyecanlarıyla arada bir yokluyor. Kentin merkezî yerinde müdavimlerini ağırlayan Kızlarağası Hanı’ndayız. İmbat, hanın kapılarından girebildiği kadarıyla,...
Bebek ağlar! Ağlamak herşeyidir onun. Sadece acı çekiyor oluşunun ifadesi değildir ağlaması… “Acıktım, altımı ıslattım, üşüdüm” der aynı zamanda. Gökkubbe altında sürüp giden hayatla tanıştığı ilk saatlerde, kendisine dayatılan...
EVİMİZE ne zaman ge(tiri)ldiğini hatırlamıyorum. Hikâyesini bilmiyorum; hayatını başlatan sebepleri, ortamı tahmin etsem de, bunlara dair bir bilgiye ulaşma...
TANIDIK OLMAYAN kentin karmaşık trafiğinde sıcak bir mekân arıyorum. Önüm-arkam, sağım-solum ‘yaban’ dolu. Hiçbir yüzde adres okunmuyor. Anlamdan soyunmuş soğuk bir telaşın orta yerinde gidiş ve gelişler... Nereye böyle? Burası...
GÖK KİRLİ SARI... Bir yerden gelmeyen ve de bir yere gitmeyen adımlar boşluğa uzanıyor. Çok fazla birşey istemeyen, sadece insan olduklarını hatırlatanlar yalnızlık içinde bir bir ölüyorlar; şimdilik...
“Ben sana mecburum” Hesse’den bir selam gönderiyorum: “İnsanların büyük çoğunluğu yüzmesini öğrenmeden yüzmek istemez. Yüzmek istememeleri doğal, çünkü karada yaşamak için dünyaya gelmişler; suda değil. Ve düşünmek istememeleri...
AHMET ARSLAN’I bilir ve tanır mısınız, onu hiç dinlediniz mi? Felsefe profesörü Ahmet Arslan’dan bahsediyorum. Kitapları metafizik kaygıları olan bir yayınevinden çıkan Prof. Dr. Ahmet Arslan’dan... İslâmî hassassiyetleri olduğunu...
ACILI BİR ANNE, “Acıları anlatmak (okumak) kolay, yaşamak zor” diyordu; başka birinin trenin altında ezilmesine mani olurken vücudunun bazı parçalarını trene kaptıran kızından sonra... Evet, yaşamak zor. Kutsal metinler,...